İnsülin hormonu, vücudunuzdaki hücrelerin kandaki glukozu işlemek yoluyla gerek duyduğu yakıtlardan yaralanması için pankreas tarafından yaratılır. Bir kişide diyabet varsa yeterli insülin yoktur, uygun bir biçimde kullanılmıyordur ya da her ikisi de doğrudur.İnsülin sağlanması durakladığında, kandaki glukoz seviyesi çok yükselir. Tüm beyin ve kırmızı kan hücreleri, sabit bir glukoz desteğine gerek duyar;ancak fazlası da yaşamı tehlikeli hale getirir.
Diabetes Mellitus, batı ülkelerinde sık görülmesine rağmen, neden bazı insanlarda olup bazılarında olmadığı henüz anlaşılmamıştır. Genetik, aşırı kilo ve aktivite azlığı tip 2’ye olan yatkınlıkta rol oynayabilir. Şu anda, bu durum için kür sağlanamamıştır; ancak, bir tedavi programı ile etkili bir biçimde denetlenebilir.Bu durum aniden ortaya çıkarsa, pankreasta insülin üreten hücrelerinin çalışmasının durduğu anlamına gelebilir ve vücudun kendi kendine saldırmasına neden olan otoimmün bir sorundur. Bu tip 1 ya da insüline bağımlı diyabettir ve erişkinleri de etkilese de çocukluk çağı diyabeti,(jüvenil diyabet)olarak adlandırılır. Diyabet yavaş bir biçimde oluşuyorsa, insüline direnç gelişmektedir. Bu, hücrelerin glukoz girişi için hazır olduğu, ancak insülin etkisiz kaldığı için bunun gerçekleşmediği anlamına gelir.